Resimleri kaldırdım
Çocukken sabah akşam oynadığım, disket disket taşıdığım efsanelerim. İlk göz ağrılarımın listesi.
Prince of Persia

İlk oynadığım Wolf adında bir savaş oyunuydu. Prince of Persia ise ilk bilgisayarımda (80286,40 mb hdd, 256k ekran kartı, vga mono) oynadığım oyundu. 13 seviyeden oluşan bir platform macera oyunuydu. Belirli bir sürede tutsak edilen prensesi Jabbar’ın elinden kurtarmaya çalışıyorduk. Muhafızlar, basamaklara basılınca açılan kapılar, yerden çıkan bıçaklar, vs… İlk bölümde bir kılıç alıyorduk. 4. bölümde bir aynanın içinden geçtiğimizde bir gölgemiz oluşuyordu, 6. bölümde iyi dövüşen şişman bir muhafız vardı.
prince -megahit yazıp çalıştırdığımızda hileleri açılıyordu. Shift+L ile bölümleri geçebiliyorduk. T ile canımız artıyordu. Güzel oyundu. 2.sinin ilki kadar sevmemiştim.
Dune 2000
Oynadığım ilk strateji oyunu. Dune nedir, neyin hikâyesidir bilmeden oynamıştım. Atreidesler, Harkonnenler, Ordoslar… Dune, Frank Herbert’in 6 kitaplık serisiydi ve ilk kez üniversitede okuyabildim. Oyunu da kitap kadar keyifliydi. Hangi firma yapmıştı bilmiyorum, sanırım Westwood’du.
SonicTank, Sandworms gibi ilginç öğeleri barındırıyordu. Command & Conquer’in atasıydı muhtemelen.
Another World
Tek disketlik efsane. Vektör grafikleriyle hazırlanmış bir oyundu ve sanırsam ilk kez bir oyunun bu kadar uzun bir açılış demosu vardı. Bu oyunu bitirmek nasip olmadı ama oynadığım sürece Prince Of Persia kadar zevk almıştım. Oyun adı gibi başka bir dünyada geçiyordu. Orda kendimize bir dost buluyorduk ve bizi yakalamaya çalışan yaratık ve uzaylılardan kaçıyorduk paso. Lazer silahı ile 8 yönde ateş edebiliyorduk. Hatta bu oyunla ilgili bir efsaneye göre, bu oyunu bir kişi tek başına yazmıştı. Helal.
Wolfstein 3D
ID Software den ilk 3D denemesiydi. Nazi kampından kaçmaya çalışan bir tutsağı konu alıyordu. Oyun gerçekten FPS tarzıydı. Daha sonrasında Doom geldi zaten. Sanırım bendeki sürümünde bazı dosyalar eksikti. Yine de uzunca bir süre oynamıştım. Düşmanlar sesi duyup geliyorlardı. Tabanca ile sadece doğrusal ateş edebiliyorduk. Bitirmek nasip olmadı.
Simcity 2000
Efendim bu oyun 4 MB ram istiyordu ve benim bilgisayarımda çalışmıyordu. Gidip arkadaşlarımda oynuyordum ben de. Daha sonra çok sıkıcı bir oyun olduğuna kanaat getirmiştim.
Warcraft
Bu oyun nasıl bu kadar popüler oldu bilmiyorum ama ben de zamanında oynamıştım. İlk kez FRP karakterleri, orcları falan gördüğüm bir oyundu. Dune kadar haz vermememişti stratejik anlamda.
Transport Tycoon
Microprose’dan muhteşem bir taşımacılık oyunuydu. Zamanın ötesinde grafikleri ve arayüzü ile çok zamanımı çaldı. İsometrik olarak haritaya 4 açıdan bakabiliyorduk. Otobüs, uçak ve tren taşımacılığı yapabiliyorduk. Fabrikalardan şehirlere hammadde, bir şehirden diğerine yolcu taşıyabiliyorduk. Oyunda taşımacılık adına birçok seçenek vardı. Seneler geçtikçe yeni trenler, uçaklar ve otobüsler çıkıyordu. Reklâm verebiliyorduk ve rakiplerimizin şirketlerini satın alabiliyorduk. Her aracı kendisine ait bir pencerede görebiliyorduk. En karlı taşımacılık trenle yapılandı.
Bu oyunun açık hali http://www.openttd.org adresinde mevcut. İndirip eski günleri yad edebilirsiniz.
X-Com Apocalype
Uzaylıları avlayıp dünyanın güvenliğimi sağladığımız serinin 3. oyunuydu. Araştırmalar yapıp yeni ekipmanlar buluyorduk. Şirkete elemanlar alıp, uzaylıları yakalıyorduk. Boyutlar arası geziyorduk. Görevlere gidiyorduk. Olsa yine oynarım.